Bir Deniz Yıldızıydık Bir Zamanlar..








Bıraktım yazı kendi kendini yazsın diye.. oturduğum yerde bir anda başlayan cümleler yazdırmak istedi kendini, tam da kitap okurken olur genelde.. 

Daha sonra yazarım desemde konuşmaya devam ettiler..artık kitap okuyamaz hale gelince oturdum başına bilgisayarın.. 

Bir deniz yıldızı düşündüm önce.. Kitapta okuduktan sonra belirdi aklımda.. Denizin içinde parıldayan.. görenleri hayran bırakan bir deniz yıldızı.. sonra doğanın tamamını düşündüm.. pek çok parçasına hayran kaldığımız doğayı.. doğa sadece olduğu gibi.. mesela düşün ki bir deniz yıldızına gelelim yine.. deniz yıldızı olmaktan başka bir amacı yok.. gideyimde bir kedi olayım diye debenlendiğine rastlamadık bu güne dek.. ya da bir kedinin bir deniz yıldızı olmaya çabaladığını da gören olmamıştır.. deniz yıldızı sadece denizde olan kumlara uzanmış bir deniz yıldızıdır.. öyle sade öyle yalın.. öfkesiz.. nefretsiz.. olduğu gibi.. tüm bunları düşündükten sonra insan olmayı düşünmesem olmazdı.. biz ise şu an bulunduğumuz hal dışında bin bir türlü şey olmaya çalışmıyor muyuz? Belki türümüzün güçlü olmasından kaynaklı bir şeyde olabilir ancak bilmem pek doğal görünmedi bana.. doğanın içinde çeşit çeşit türler sadece kendileri gibiyken.. en azından kendi adıma bir ipin üstünde kırk takla atmaya çalışmak çok yorucu değil mi? Vardır elbet hepimizin bir gayesi.. Sevilen bir insan olmayı başarmak isteği mesela.. Dürüst bir insan olmak.. iyi bir arkadaş olmak..çok para kazanan biri olmak.. profesör olmak.. saygın bir insan olmak.. bir yerde kurucu olmak..zeki ve çalışkan olmak.. canlı kanlı atlayan zıplayan enerjik biri olmak.. tüm bunlardan bizde tabi ki var olabilir eğer doğal olarak oluyorsa ne güzel.. ama doğal olarak bizde yoksa ve olmaya çabalayıp duruyorsak o zaman bir deniz yıldızının hayattan aldığı tadı pek alamıyoruz kanımca.. 

Şunu da farkettim az önce .. olduğum gibi ben iken .. tabi ben nasılım biraz açıklayayım.. sakin, ağırkanlı, genelde evde vakit geçirmeyi seven bir tipim.. bu halimleyken içimde daha fazla hayat sevgisi.. ya da olduğu haliyle sevgi.. hedefsiz sevgi oluşabiliyor... ama birilerinin zorlaması altında bir şeyler yapmaya kalkıyorsam o sevgiyi bulamıyorum.. bu nedenle de anladım ki olduğum halimle olmak aslında o sevginin kendini ifade etmesi için bir fırsat yaratıyor.. aynı şekilde bende kendimi aşırı zorlayıp baskı altında bırakıp birisi gibi bir şeyler yapmaya çalıştığımda da o sevgi kayboluyor.. peki yerine ne geliyor? o çok mühim şeyi yapamadıysam beceremediysem kıskançlık.. öfke..kıyaslama.. kendini suçlama gibi gibi hisler.. yok mu siz de de? oluyor işte.. ama sadece bir deniz yıldızı olsak.. düşün ki hayatının tek amacı bu.. sadece bir deniz yıldızısın.. bütün gün kumda yatıcaksın üstünde sular okşarken seni.. balıklar selam vericek geçerken üzerinden.. orada bu olayım burada bu olayım derdin de yok.. sahi o dertler nerden geldiki üzerine? hepsini biz yaratmadık mı? gelecek endişesi değil mi hepsi aslında? Doğa neden sahip değil bu endişeye? Hayat aslında bir deniz yıldızı olsan da beslemiyor mu seni? Neden daha fazlasını almaya çabalıyoruz ki? 

Bana kalırsa hepimiz bir deniz yıldızıydık bir zamanlar..

Namaste


CONVERSATION

0 yorum:

Yukarı
Git