2015 Bitmeden

 Zaman, hayatı farkındalıkla yaşamayanlar için hızlıca geçer.

2015 bitmeden diyorum çünkü elimden kayıp giden koca bir 2014 var. Ne zaman başlamıştı, ne zaman bitti? Nasıl geçti? Hangi ara 2015 geldi? Kendime bunları sorarken takvime bakıyorum bugün 2 Ocak 2015. Şimdi önümde açık laptopta kahvemi yudumlarken bunları yazıyorum, yazıyorum ki hem kendime hem de herkese faydalı bir şeyler olsun. 
Bir kaç gün önce henüz 30 Aralık 2014'te iken evde yalnız olduğum bir zaman diliminde dedim ki ne zamandır aklımda olan şu 2015 hayallerimi bir toparlayayım bir yazayım biraz da gazlanayım kendi kendime... Hem bir 2014 durum değerlendirmesi hem de yeni bir vizyon.. Öyle ya bizi yeni yılın gelmesinde bu kadar mutlu eden şey, yeni başlangıçlar yapmak, sevmediğimiz alışkanlıklarımızdan kurtulmak, yeni yeni hayallerimizi hayata geçicereciğimize inanmak değil mi? Bu kadar motivasyonu bir de doğum günü zamanı yakalıyoruz sanırım. Oysa kendime de hep hatırlatmaya çalışırım, her gün yeni bir gün her ayın ilk günü var, her haftanın bir ilk günü var, illa ki koca bir 365 günün geçmesi gerekmez. Ama işte biliyorsun her ne kadar kendimize pek çok şeyi hatırlatsak da önemli olan uygulamak. 
Evet 30 Aralık'taydık. Aldım elime geçen yılın hedefleriyle birlikte boş bir defter. Günlük tutmayı çocukluğumdan beri sevdiğimden bu yıl yeni bir deftere başlayayım dedim. Ama öyle gidipde kırtasiyeden her zaman yaptığım gibi yeni bir defter satın almadım, evde kullanılmayı bekleyen promosyon olarak bir yerlerden gelmiş bir defter buldum. Artık hayatımda bu tür şeylere daha önem verir oldum. Yeni satın almak yeni bir tüketim yeni bir masraf yeni bir ağacın kesilmesi demek olduğundan artık öncelikle elimde ne varsa onu dönüştürmeye çalışıyorum. Bu da benim için yeni yılla yeni bir adım aslında. Önceden olsa, yazı yazmak benim için çok mühim olduğundan güzel bir defter alırdım. Ancak bunların hepsi insanın kendine verdiği gazlardan biri, gerçek motivasyonun bu tür gazlara ihtiyacı yok. Ve hayatımız zaten pek çok gazla dolu, yeni kurs, yeni kıyafetler, yeni kitaplar, yeni defterler kalemler.. Eski sen'e yeni adetler :) Bazen bazı şeyleri aslında çok önceden fark ediyorsun da o şeyin zamanı geldiğinde hayatına geçmeye başlıyor benim için evdeki promosyon defterleri kullanmak da böyle bir şey oldu.
Evet temiz bir sayfayı açtım ve başladım yazmaya. Geçen yıl madde madde birer cümle halinde belirtmişim ne hedeflerim olduğunu. Yarısını yapmışım yarısı duruyor. Yanlarına tik attım hemen gerçekleşmiş olanların. 2014'ün başında bu hedeflerimi hayallerimi yazarken sanırım çok düzenli ve motive bir haldeydim ve biraz da zihin odaklıydım. 2015 için olan hayallerimi yazmaya başladığımda dört mevsimden geçen bir şehir gibiyim. Yağmur desen yağdı, fırtına desen koptu, sonra sular duruldu ve güneş doğdu.. oldukça çalkantılı bir 2014 geçmiş benim için ve öyle güzel hediyeleri olmuş ki artık bazı şeyleri daha net görüyor, algılıyor ve sanırım biraz daha olgun bir yerden bakıyorum 2015'e. Bu yıl ki dileklerim arasında geçen yıl olduğu gibi ev araba alma dilekleri hiç yok mesela.. Ya da şurada burada aktif rol almakta yok.. Neler var mesela bir kaçını sıralayayım;

*Yoga'da derinleşmek..Ancak bir stüdyoda değilde kendi ev pratiğimde derinleşmek meditasyonu daha fazla uygulamamın içine dahil etmek. Stüdyo derslerinde genelde en eksik kalan nokta meditasyon oluyor bana göre. Bir saatlik derslerde bedeni ısıt, güçlendir, esnet, dinlendir derken meditasyona hakkıyla yer ayıramıyoruz. Ancak yoganın özü bedeni meditasyona hazırlaması. Bu nedenle biraz yine yengeçliğimi konuşturup kendi ev pratiğimin, meditasyonumun derinleşebilmesi için stüdyolara sadece ders vermek için gidiyor olmayı istiyorum. Evde pratiği derinleşmeyen bir hocanın stüdyoda verdiği ders yüzeysel olur bana göre, derse gelenlere gerçek faydayı kendi bedenimizden yola çıkarak sağlayabileceğimize inanıyorum.

*Amaçsızlık-ÇOSAKU- Yıllar önce Berivan hocamın Yin Yoga Hocalık eğitiminde öğrettiği ve benden yıllar geçmesine rağmen silinmemiş bir öğreti.. Çosaku. yaptığımız eylemlerin sonucuna odaklanmadan, bir yarar, bir amaç, bir beklenti olmadan yapmak. Kalpten yaşamak. Yogaya ilk başladığım yılı hatırlıyorum. 2010'da, bir kış günüydü ve hoca olmak gibi bir niyetim yoktu. Sadece bir merakla, deneme isteğiyle dolu olarak gelmiştim matın üzerine. Sonra hocalık eğitimleri, kurslar, workshoplar derken bir baktım ki çok iyi tanınır bir hoca olmak istiyorum. Ve bu istek içten içe beni kemire dururken, dışarıda benim bu isteğime egoma hitap eden pek çok avcıya yem haline geliyorum. Ve haliyle bir beklenti içinde bu kurslara veya programlara adım atarken beklentim daha da artıyor ve sonuçlarına bağlanır hale geliyorum. Beni beklentiler içine sürükleyen her şeyden uzak durmaya, egoma hitap eden her şeyden ayrı durmaya,uyanık olmaya ve çosakuyu mümkün olduğunca uygulamaya karar verdim..Yol nereye götürürse oraya akmaya doğru hazırım.

*Kalpten yaşamak- bir önceki ile bağlantılı olan bu dileğimi hayatıma aktarabilmek için kalp odaklı meditasyonlar yapmaya başladım bile.. 2014'te Türkiye'ye gelen yoga tarihçisi Carlos Pomeda'dan çok güzel kalp meditasyonu öğrenmiştim. Bunu derslerim de öğrencilere de uygulatırken kendim de kalp sesimle yaşamak için her gün uygulamaya çalışıyorum. Özellikle bir şeylere,birilerine kızgın olduğumda bu meditasyon çok işe yarıyor. 2015'te daha fazla kalp sesimden konuşur olmayı istiyorum.

*Yeni kitap almayı bırakmak- Kitap okumayı çok seviyorum ancak fark ettim ki kendimi bu yolla sömürüp eziyorum. Mesela durmadan yeni kitap alarak, okunmayı bekleyen bir sürü kitap oluşturup zamansızlığa yakınan bir kurbana çeviriyorum kendimi. Buna artık bu yıl dur diyorum. Bırak elindekiler bitsin sonra yeni kitap alırsın. Bu halimle birlikte farkettim ki biriktirmek, iki şeye işaret ediyor. Birincisi ölüm korkusu. Kesinlikle altında ölüm korkum var. Yarın bu kitabı okurum, bir kaç kitap sonra bunları da okurum diye biriktirmek aslında yarın da yaşayacağımı, bir kaç ay sonra da yaşayacağımı kendime söyleme yöntemlerimden biri. Ve böylece bu korku gizlendikçe gizleniyor. Sonraya sakladığımız ne varsa çok dikkatli bakmak lazım. Biriktirmenin ikinci işaret ettiği nokta biraz da kıtlık zihniyetine yakalanmak. İndirimde bir kitap görünce sanki bir daha indirim olmayacakmış gibi bana o kitaptan kalmayacakmış gibi hemen alma dürtüsü. Halbuki hepimize yetecek kadar kitap var. O kitabı okuyacaksam eğer mutlaka elime geçer diyor ve 2015'te, 2014 ve önceki yıllardan kalan kitaplarım bitmeden yeni kitap almayacağım diyorum buraya yazdım :)

*Sadeleşmek- Evimde kullanmadığım fazladan olan ne varsa vermek olabildiğince paylaşmak sadeleşmek yine en sevdiğim dileklerimden.. Kitaptan, kıyafete, sakladığım ay lazım olur dediğimden demediğime pek çok şeyi arkadaşlarımla paylaşıyor olucam.

*Yaratıcılık- 2014 te ertelediğim pek çok fikrimi bu yıl hayata geçiricem. Ertelemekte ölüm korkusunun bir başka türü. Erteliyorum çünkü yarın da yaşayacağıma inanıyorum. Ama şu an son olabilir. Herkes ölecek yaşta. Sanırım bu yıl kendime en çok bunu hatırlatarak ertelediğim tüm yaratıcılık eylemlerimi 2015'e getiriyorum. Bu yazı da onlardan biri.

*Sade Harcamalar- Dışarıda bu kadar cebimizdeki paraya göz dikmiş çakallar varken, uyanık kalıp ihtiyacım olana para harcıyor olucam. Bir şeyi satın almadan önce ihtiyaç mı istek mi? diye sormak önemli. Kalbin mi egon mu istiyor? Bunu bol bol kendime sorucam bu yıl.

*Ahimsa-Şiddetsizlik- Kendimize farkında olmadan çok şiddet uyguluyoruz aslında.. Mesela haftalık programım dolu doluysa, egom bundan beslenirken ben ruhsal olarak çökmeye doğru gidebiliyorum..Sıkışık zamanlarda nefes alma ihtiyacıyla kıvranırken, ,içimden ah şu etkinlik iptal olsada gitmesen evde dinlensem dilekleri gerçek olmayınca kendimi yatakta hasta bulduğum zamanlar oluyor. Bu da içsel şiddetin bir başka türlüsü. Programımı da sadeleştirmeye, dolu dolu olmadan kendimle daha yakın temas kurduğum bir yıl olması için çalışmalarıma başladım ki hayatta bu yönde yardımcı olmaya başladı. Şimdiden ben bir şey yapmadan boşalan günlerim var, ve hayır demeyi, yine ego ve kalp dengesini sağlamayı öğrenmem gerek.

*Evlilik :)- Benim için en mühimlerinden, en heyecanlılarından olan bu dilek gerçekleşiyor. Evet bu yıl evleniyor olucam :). Ancak aslında bunlar tabi ki kağıt üzerindeki işler.. gerçekte olan bir ilişki de anlayış ve dostluğu, samimiyeti koruyor olmayı öğrenmek.. Karakterinizde ne zorluklarınız, ne gölgeleriniz var ise ilişkide hepsi bir bir yüzeye çıkıyor.. Kendime ve eşime daha anlayışlı, daha kalpten, daha sevgi dolu ve bütüncül bir açıdan bakmayı istediğim bir yıl 2015 beni bu dönüşüme taşıyor olacak bir yıl bence :)..

*Denge- Yoganın hayatıma taşıdığı en önemli şeylerden biri denge.. Ancak zaman zaman yogayı ihmal ettiğimde kaybettiğim bu dengeyi bu yıl koruyor olmayı diliyorum. Gerek seyahatlerde, gerekse kalabalıklarda içsel dengemi korumaya çalıştığım, buna daha özen gösterdiğim bir yıl olmalı 2015. Peki ne demek içsel denge? Dışarıda koşullar değişse dahi, içsel alanında değişmeyen bir şeylerin olması demek bana göre. Kendi iç sesinle bağlantıda olduğun, günlük rutinlerine sadık kaldığın, seni besleyen şeylerin farkında olduğun bir durum bir hal. Böylelikle, dış koşullar istediği kadar değişsin, ruhsal durumun daha stabil bu koşullara kurban gitmeden kendi farkındalığının ışığında kalabilir. İşte tam da bunu istiyorum.

*Genç bir kedi merakı- Kedim Cihangir henüz 1,5 yaşında. Evde yeni bir şey görse büyük bir merakla inceler bakar koklar ve oynar. Onun bu hali bana çok iyi gelen bir örnek. Ondan öğrendiğim bir şey. Merak duygusu kendiliğinden gelir elbetteki ama kendime ve hayata karşı bu merakta olmayı genç bir kedi merakında olmayı istiyorum. 2015 nasıl geçicek şimdiden çok merak ediyorum :)

*Sağlık- Tabiki hepimizin dilekleri arasında olan en popüler dilek bu heralde :) Sağlılklı sağlıklı olsun diyoruzda sağlığımız için ne yapıyoruz? Mesela her gün 2-3 lt su içmeye özen gösteriyor muyuz? Ruhsal sağlığımızı korumaya, stresten uzak durmaya özen gösteriyor muyuz? Yoksa havadan noel babanın bir sağlık atıvermesini mi bekliyoruz? İnsan bedeninin neye ihtiyacı olduğu artık bu kadar net iken, tek kalan şey uyguluyor olmak. 2015 ile birlikte sağlığıma daha çok özen göstermeyi istiyorum, suyumu, yogamı, organik gıdamı düşündüğüm bir yıl olsun. 

Bir saattir yazmışımda yazmışım..Tabi dileklerde ölüm korkusunun bir başkası :) Kızmayın ölüm hayatın gerçeği ve insanın kendine hep hatırlatması gereken bir gerçek.. O yüzden dilek tutmak, hayaller güzel evet ama ŞİMDİ'de ne oluyor ona bakmak daha mühim. Bu dileklere bağlanmamak da çok mühim. Olursa olur olmazsa kendini hırpalamak yok. Ancak bu yıl farkettim ki hayallerim bana bağlı olan şansa bağlı olmayan ben istersem uygulayabileceğim hayallerden oluşmuş. Geçen yılla arasındaki en büyük fark bu. 

Zaman, hayatı farkındalıkla yaşamayanlar için hızlıca geçer.

Farkındalık ışığında parladığımız bir yıl olması dileğiyle...
İyi seneler 
Şeyda

CONVERSATION

0 yorum:

Yukarı
Git