Masal Terapi'den Budha'ya






Masal terapi kitabını alalı iki ay oldu.. Çoğumuzun hayatına bir hediye olarak girmiş olan bu güzel kitap rastgele seçerek okuduğunuz, o anki ruh halinize tertemiz bir ayna tutan ender kitaplardan biri..

Sosyal medyanın benim için yararlı olan yanlarından biri de beni böyle bir güzel kitapla tanıştırmasıdır.. Önce facebookta tanıştığım Masal Terapi, aklımda iyi bir yer ettiğinden yoga hocalık eğitimi inzivasında bu kitabı götürmek harika olur düşüncesi ile alıp Kaz dağlarının mistik havasında nehir sesinin eşlik ettiği o güzel tınıda her gün sabahları rastgele bir masal açıp okudum.. Yanımda bir de masal sonunda kendime sorulan soruları yanıtlamak üzere aldığım seyir defterime masal sonu sorularını yanıtladım...

Bugünde, Hayat Üniversitesi adlı masalın seyir defterimde kayda geçen alıştırmasını sizlerle paylaşıyorum..

Alıştırma, benden bir obje bulup onu karşıma alarak,ona sorular yöneltmemi ancak öncelikle ''Bana bugün ne öğreteceksin?'' sorusu ile başlamamı önerdi.

Bende bir kaç gün önce doğum günümde sevgili Emirhan ve Gizem'in bana hediye ettiği zen bahçesinin başında olan Budha'yı karşıma alıp sordum..

Ben*Bana bugün ne öğreteceksin?

Budha*Sana bugün sevgi, şefkat ve merhamet üçlüsünden bahsedicem.

Anlayışlılığın doğasından gelen sevgi, karşındakini bir varlık, istekleri, ihtiyaçları, gereksinimleri olan aynı sen gibi yaşamaya çalışan bir can olduğu için karşılıksız sevme hali, senin kendindeki sevgiyi, o sonsuz ışığı uyandırabilmen için idrak etmen gerekenlerden biri..

Şefkat, sevgi duyduğun, senin gibi yaşamaya çalışan diğer canın istek ve arzularına öfke, kızgınlıkla yaklaşmak yerine, onda kendini gören bir anlayışla yaklaşmak demek.

Merhamet ise, bir cana en kızgın olduğun, canını yakan bir canla karşı karşıya olduğun zamanlarda bile ona hükmetmeden kendine ve ona içindeki bilgeden yanıt verebilmek..onun acısını kalbinin derinliklerinde duyumsayabilmek, bunu acıma duygusuyla karıştırmadan hükmetme gücünü kendi egona çevirebilmektir.

Böylelikle aradığın ışığın zaten kaynağı olduğunu farkedebilirsin.

Ben* Yoga yolculuğum için bana ne söylemek istersin?

Budha* Sabırla, uzun uzun, sık sık yürümen gereken bir yoldur yoga.

Bu yolun başında sırtında ağır yüklerin olacak, kaygıların, endişelerin, korkuların, bağlandıkların, sevdiklerin, sevmediklerin sırtında seninle olacaklar.. 

Bu yolda yürümeye devam ettikçe her bir ağırlığından kurtulmaya, hafiflemeye, ve böylece kendinle karşılaşmaya başlayacaksın.. Yüklerinden arınıp çıplak kaldıkça kendini daha net görebilir hale gelecek, yolun sonunda kendin olma yükünden dahi kurtulacaksın..

Yoga yolculuğun, yoga bağından da kurtulduğunda amacına ulaşmış olacak... Bunu oraya vardığında zaten anlayacaksın..

Ben* Yoga hocalığı yapmam konusunda ne diyorsun?

Budha* Yoga hocalığı ciddi ve kaçık, cesaret isteyen bir iştir. Bir çok ruhla aynı anda farklı yerlerden yolculuğa çıkmak gibidir. Sırtında çeşit çeşit yükleri olan ruhlara, bu yolculukta rehberlik edebilmektir.

Rehberliğinde önemli olan, sadece yürüdüğün yollardan onları götürmendir. Kendisinin bilmediği, girmediği yollara ardındakileri götürmeye çalışan bir rehber iyi bir rehber değildir.

Sevgi, şefkat ,merhamet ve deneyimin ışığından aydınlat yolları. Her zaman dürüst ve saygılı, kalbinin de olmak istediği yerlerden yürü.

Hocalık yaparken, kaygı, korku, beğenilme arzusu, alınganlık, varsayımlar gibi yüklerini yanında götürmemelisin. Onları bilinçli olarak evinde bırak. Hatta bunu görselleyip, dile getirerek deneyimle. 

Unutma ki amacın yüklerinle rehberlik etmek değil, yükleriyle gelen ruhları o yüklerden kurtuldukları bir yolculuğa çıkarmak..

Saf ve duru bir şekilde olursan, derslerinde gerçek olanın bir kanal olmasına yardımcı olabilirsin.

Ben* Peki sence ne gibi yerlerde dersler vermeliyim?

Budha* Bu soruyu kalbine sormalısın. O sana en doğru yanıtı verecektir.

Ben* Sevgili kalbim, sence ben nasıl yerlerde yoga dersleri vermeliyim?

Kalbim*  Benim,ruh,zihin ve bedenle aynı fikirde olduğum, mutlu, huzurlu ve canlı hissettiğimiz yerlerde dersler vermelisin. 

Sana bazen burada olmaz diyorum. Bazende burada mutlaka olmalısın diyorum. Bu iki söylemimi farketmeli, burada olmaz dediğim yerler için ısrarcı olmamalısın.

Yoga hocalığı ile arana hiç bir samimiyetsizliğin, hiç bir bağlanmanın, hiç bir korku ve ticari kaygının girmesine izin vermemelisin. 

Yaptığın şey para yogası değil, gönül yogası olmalı!

Bugünlerde görünen o ki yoga gittikçe ticarileşip para yogasına dönüşüyor.

Para zaten gelecekse kendiliğinden gelecektir. Hayatın bolluk ve bereketini inançsızlık ve korkularla tıkamadığın sürece bir sorun yok. 

Yoga, paradan da eskidir.

Paranın, korkuların yoga yolculuğunda sırtında bir yük olmasına izin vermemelisin. Sana sadece para,ün gözüyle bakan yerlerde olmamalısın. Elbetteki emeğinin karşılığını para olarak alacaksın ancak birincil amacın bu olmasın. 

Birincil ve en mühim amacımız yogayı elinden geldiğince en iyi şekilde aktarmaya, yaymaya bir araç olmak. İşte yogaya bu gözle bakabilen yerlerde olmalısın.

Özgürleşmeye gelen ruhlara sana bağlanmayı değil her şeyden özgürleşmeyi öğretebilmelisin.

ve hem Budha'ya hem Kalbime hem de beni böyle güzel bir içsel çalışmaya yönlendiren Masal Terapi'ye teşekkür ettim..

Namaste
Şeyda 

CONVERSATION

0 yorum:

Yukarı
Git