Yoga Eğitmenlerinin Yoldaki Sınavları




Günümüzde gittikçe yaygınlaşan yoga hocalık eğitimleri yoganın batıda yaygınlaşması adına çok faydalı oldu. Bu eğitimlerin içerikleri, eğitimi veren eğitmen veya kuruma göre çeşitlilik gösteriyor. İçerikleri her ne olursa olsun batıya gelen her şey gibi bu eğitimlerde birer tüketim nesnesine dönüşebiliyor ne yazık ki. Geçmişte bitirdiğim 3 farklı hocalık eğitimi, ve asistanlıklarımdan sonra yoga eğitmenliğine baş koymuş birinin bu yolda karşılaşabileceği farklı sınavları olduğunu fark ettim. 

                                    ***

1.Sınav: Kendinizi henüz içinde bulunduğunuz eğitimi bitirmeden başka eğitimlere bakarken buluyor olabilir veya eğitiminiz bitince hemen başka bir eğitime kaydolurken bulabilirsiniz. Aldığınız eğitimlerin sizin için bir tüketim nesnesi olup olmadığına dikkat edin. Eğitimi almış olmak için mi yoksa gerçekten ihtiyaç duyup o eğitime içsel olarak çekildiğiniz için mi almak istiyorsunuz? Yani istek mi ihtiyaç mı? Bunu belirlemek önemli. Diğer yandan aldığınız eğitimdeki bilgileri ve pratikleri hayatınıza katıp sindirmek için biraz zaman tanıyın. Ve bu zaman sizin kendi özelinizde olacaktır, hiç bir şeyi kaçırmıyorsunuz. Eğer bir eğitime kaydolma isteğiniz kaçırıyorum eyvah herkes neler neler yaptı ben daha bir eğitim aldım hissiyatı ise bunu fark edin ve bu düşüncenizin ardındaki gerçek ihtiyacı tespit etmeye çalışın. Bu bir değer görme ihtiyacı olabilir mi? Önemsenme, görülme gibi ihtiyaçlar bu davranışınızın ardındakiler olabilir mi? Fakat bu durum kendinizi hiç eğitimle beslememek demek de değil, elbetteki farklı eğitimlerle kendi bilgilerimizi güncelleme ve genişletmek derslerimiz içinde çok besleyici, burada söylemek istediğim eğitimleri günümüzde hemen her şeye hasıl olduğu gibi birer tüketim nesnesine dönüştürmeden alınan bilgileri sindire sindire gerçekten bilgi eksikliği ve merak duygusu yaşadığımız eğitimlere dahil olmak.

                                    ***

Yoga eğitimenlik eğitimleri süresince kazanmamız gereken en önemli edinimlerden biri ev pratiği alışkanlığı kazanmaktır. 7 yıllık yoga serüvenimin başlarında asıl zorluğun yoga dersi verecek insanlar bulmak olduğunu sanırdım, oysa şimdi görüyorum ki asıl zorluğun insanın kendisine yoga yaptırabilmesiymiş.

2.Sınav: Yoga dersi vermek başta bir sınav veya aşılması gereken bir hendek gibi görünse de asıl sınav kendine, evinde yoga yapma alışkanlığı kazandırabilmek. Sınıfa gittiğimizde zaten gelenler yoga yapmak için gelmiş oluyorlar  bunda bir sorun yok ve eğitim verme yeteneği zamanla gelişiyor, fakat evdeki sen, pek çok alışkanlığından sıyrılıpta kendine yoga yaptırabilmen başlı başına bir değişim gerektirebilir. Evde yoga pratiği yapmak üzerine ise gelecek hafta bir kaç ipucu veren bir yazı yazmaya niyet ediyorum.

                                    ***

Bir yoga hocalık eğitiminden çıkmış, sertifikasını almış bir eğitmen eğer ki bu yolda ilerlemek niyetindeyse hemen etrafta ders verecek yer aramaya başlar. Hatta belki eğitimin içindeyken küçük gruplarla çalışmalara başlamış dahi olabilir. Bir eğitmen gerçekten de ne kadar ders verirse o kadar çabuk gelişir ve deneyiminden öğrenir. Ancak burada da bizleri bir sınav beklemektedir. O da kendine şiddet uygulayacak ölçüde ders vermeye kalkmak.

3.Sınav: Kendi yoga pratiğini yapamayacak kadar yoga dersi vererek kendine şiddet uygulamak. Buna neden şiddet diyorum açıklayayım. Yoga dersi vermeye başladığım ilk yıllarda o kadar güzel yoga merkezleri ile anlaştım ve bu merkezler lokasyon olarak birbirinden o kadar uzaktaydı ki her gün İstanbul'da iki ayrı uca gider ve akşamda pert olmuş halde eve gelirdim. Sonra bir baktım ki benim yoga yapacak zamanım kalmamış. Yollarda geçirdiğim zaman ve yorgunluk, bir yandan hayattaki sorumluluklarım, evdeki işler, ve üstelik kurumsal işim hepsi üzerimde bir yük olmaya başlamış verdiğim derslerden de keyif almaz olmuştum. Yapılacak en doğru şey kendi sınırlarım ölçüsünde ders vermekti. Ve ders verdiğim merkezlerin yarısını bu nedenle bıraktım. Şimdi haftada en fazla 3-4 ders vererek programımı ve enerjimi korumaya çalışıyorum. Bir yoga eğitmeni kendi pratiğinden beslenmediği takdirde verdiği eğitimler tek düze hale gelir. Üstelik öğrencinin halini anlaması zorlaşır ve yoganın Ahimsa dediğimiz şiddetsizlik kuralını, kendine şiddet uygulayarak kendi üzerinde çiğnemiş olur. Bu nedenle kendi programınızı kendi pratiğinize engel olmayacak ve sınırlarınızı alt üst etmeyecek ölçüye getirmeniz önceliğiniz olsun.

                                  ***

Ders vermeye başladınız, programınız harika diyelim. Bu seferde başka bir sınav var yolda.

4.Sınav: Dersinize giderken diyelim aklınızda bir planınız var ancak sınıfa bir geliyorsunuz ki sınıftaki kişilerin bu plana uyması mümkün değil. Belki sınıfta bedensel incinmeleri olanlar çoğunlukta, ya da siz dersi Türkçe hazırladınız ama herkes yabancı ve İngilizce ders vermeniz gerekiyor. Bu durumda eğer ki planınızdan özgürleşecek kadar ruhsal esnekliğe ve bilgi donanımına sahipseniz hemen planınızı duruma adapte edilebilir hale getirebilirsiniz. Bu anlamda yoga eğitmeni olarak zihnimizdeki kalıplara bağlı kalmadan bir ders olması gerektiğini düşünüyor ve bunun faydasını derslerimde çok görüyorum. Örneğin bir gün gittiğim bir derse bir kişi gelmişti ve o gün benim aklımda yaptıracağım akış varken onun ise hayatla ilgili konuşma ihtiyacı vardı ve bütün dersimiz meditasyon pozunda yaşam üzerine konuşarak geçti. Yoga sadece asanalardan ibaret değil, asanalar haricinde hayatı düzenlemeye ve doğru insan olmamızı sağlamaya yönelik pek çok adımı var. Dolayısıyla derse giderken planınız olsun ama o plana sıkı sıkıya bağlanmayıp her zaman sınıfın ihtiyaçlarını ve sınıfın o andaki havasını göz önünde bulundurun.

                                  ***

5.Sınav: Bence en önemlilerinden biri. Her yoga eğitmeni her yoga pozunu yapabilmeli yanılgısı.
Eğer içinizde ben bir yoga eğitmeni olarak her pozu yapabilmeliyim diye bir düşünce veya kalıp var ise bunun doğru olmadığını bilmenizi isterim. Bu konuda en büyük neden ise anatomimiz veya bedensel rahatsızlıklarımızın koyduğu engeller olabilir. Paul Grilley verdiği eğitimlerde anatomik farklılıklar üzerinde çokça duran bir yoga eğitmeni. Bugün batıda yin yogayı başlatmış bir hoca olarak web sitesinde yayınladığı pek çok kemik çeşitlerinin farklarını gösteriyor. Anatomiye dair sabit ve genel bir fikrimiz varsa hemen her beden her pozu yapabilir gibi bir yargımız olabiliyor ve bu nedenle çoğu zaman kendimizi veya öğrencilerimizi zora sokabiliyoruz. Tüm bunları engellemek adına bir pozu gayretiniz olduğu halde yapamıyor ve yıllardır aynı hareketi yapmayı deniyorsanız büyük ihtimalle anatomik yapınız buna izin vermiyordur. Bu durumda eğitmenliğiniz halen devam ediyor sadece deneyimlediğiniz kadarını anlatmanız kendi deneyiminizden geleni paylaşmanız en sağlıklı ve samimi yol olabilir.

Yukarıda paylaştıklarım tamamen benim yolculuğumda karşıma çıkmış olan sınavlardır. Sizin hikayeniz bambaşka olabilir. Benim hikayemden size uyanları alabilir uymayanları bırakabilirsiniz. Her hikaye kişinin parmak izi kadar özgün ve biriciktir. Sizde başınızdan geçen sınavları bu yazının altına yorum olarak aktarmak isterseniz kendi tecrübemi, sizin deneyimlerinizle genişletmek isterim.

Keyifli yolculuklar 
Şeyda

CONVERSATION

0 yorum:

Yukarı
Git