Gölgelerin Gücü Adına 1- Theodore Kyriakos ile Shadow Work Çalışması




27-29 Nisan tarihlerinde Cihangir Yoga'da katıldığım 
terapist Theodore Kyriakos'un eğitiminden aldığım 
bilgileri ve deneyimlerimi paylaşmak için bir yazı 
dizisine başlıyorum. 

Ne zamandır duyduğum bir çalışmaydı Shadow work. 

Ara ara karşıma farklı kişilerin sözcükleriyle kendini 
bana bir gösterip bir çekiliyordu. Aklımın bir ucunda 
kalmış. Yanında biraz da merak. Tam da boş olduğum
bir haftasonundaTheo'nun Shadow work için Cihangir 
Yoga'ya geldiğini öğrenince hiç düşünmeden 
kaydoldum. 

İyi ki de gitmişim. 

Farkındalık dediğimiz şey, bir örümcek ağı gibi ya da 
bir dantel gibi. Ufak ufak işleniyor. Çook büyük aydın-
lanmalar olmak zorunda değil. Ufacık, minicik bir şey,
dışarıda ki hayatımıza daha büyük bir şekilde 
yansıyabiliyor. Amaç, bir kapının olduğunu ve onu 
biraz biraz aralayabileceğimizi bilmek ve kapıyı 
aralamaya kararlı olmak bence.

Bu anlamda Theo'nun çalışması bende kapıyı araladı 

diyebilirim. 

Benliğimizde gölge olarak tanımladıkları şey, 

kendimizde karşılaşmak istemediğimiz, bastırdığımız, 
yüzleşmekten kaçındığımız yanlarımız. 

Örnek olarak dışlanmışlık, değersizlik duyguları, 
yalnızlık korkularımız olabilir. Tüm bunların adı gölge olarak 
adlandırılabiliyor. Yani aslında gerçeği yansıtmayan ama 
hayat hikayemizin bir yerinde inanıp içselleştirdiğimiz inançlar 
olabiliyor.

Düşünün ki karanlık bir odada bir mumun önünde 
elinizle şekiller yaparak duvara gölge oyunu 
oynuyorsunuz ve duvarda köpek şekli çıkıyor. 
Nasıl ki duvardaki yansıma gerçek köpek değilse,
gölgelerimiz de aynı şekilde gerçekliği yansıtmayan,
geçmiş hikayelerin bugün tekrar oynanması.




Hayat içerisinde de bu gölge nitelikler tetikleyici bir olayla 

beraber uyanıp mağaralarından çıkınca asıl problem orada 
başlıyor.Ve bu durum hem ilişkilerimizi zedeleyip hem 
de hayat kalitemizi düşürebiliyor.

Theo'nun çalışması da bizlere bu inançlarımızı farkettirmeye 

yönelikti.

İlişkilerimiz içerisinde genel olarak bir üçgen içerisinde döndüğümüzden, 3 farklı role büründüğümüzden bahsetti Theo. Bu üçgenin adı da Drama Üçgeni. İnternette biraz araştırdım, Drama üçgeni aslında oldukça meşhurmuş. Stephen Karpman adlı bir psikoloğun oluşturduğu bir kavram. Stephen Karpman ise psikolog ve transeksiyonel analizin babası olan Eric Berne'nin öğrencisi. İnternette bu konuda çok iyi kaynaklar var bende yazımın sonunda paylaşacağım.


Drama üçgeni aşağıdaki haliyle 3 rolden oluşuyor demiştim. Bu roller sırasıyla,Suçlayıcı, Kurban ve Kurtarıcı. Kişi eğer bu üçgen içerisindeyse bu üç role ilişkinin dinamiğine göre girip çıkıyor. Üç rolde, rollerini sürdürebilmek için birbirine bağımlı halde. Biri olmadan diğeri var olamıyor ve bu nedenle ilişki içindeyken birbirlerini bu rollerde tutmayı destekleyecek davranışlarda bulunuyorlar.



Şimdi bu rollerden Kurtarıcı rolünü bu yazıda açıklayacağım, diğer iki rolü ise birer birer gelecek hafta yazacağım.

Kurtarıcı Rolü

 Anne arketipinde- kadın olmak anlamında değil-yani devamlı annelik yapan bir rolde olmak denilebilir. Cümleleri ise genelde şöyle;

''Bunu senin için yapacağım.''
''Bırak sana yardım edeyim. Bu benim görevim.''

Bu rol, karşı tarafa yardımcı olamadığında kendini suçlu hissediyor. Kendi ilişkilerimizde düşününce belki eşimize, sevgilimize, çocuklarımıza veya çok sevip de daha iyi olmasını istediğimiz kişilere böyle davranıyor olabilir miyiz? 

Bu rolün omuzlarında büyük bir yük var. Devamlı diğerini daha iyi yapmaya çalışmak oldukça yorucu. Bir de üzerine karşı tarafı da güçsüzleştirip, kurban rolüne girmesine neden oluyor. 

Theo'nun deyişiyle 

''Keeps victim dependent and disempowered.''

Bunlar size tanıdık geldiyse hemen kendinizi suçlamayın. Kendimize kızmak, değişimin önünde büyük bir engel oluşturuyor. Onun yerine nazik, şefkali ve yargısız bir farkındalık öneriliyor. Kendimize ''Evet kendimi bu rolde görüyorum, ve buna daha dikkat edip sağlıklı olanı yapmayı deneyeceğim, bu davranışımın ardındaki inancı anlamaya çalışacağım.'' diyebilmek değişimi destekleyen bir yer. 

Bir de en önemlisi ''Gözlemlemek''. 
Gözlemleme yeteneği meditasyonla gelişebilen bir özellik. Meditasyon yaptıkça, kendimizi gün içinde farketmek, ilişki içinde yakalamak daha kolaylaşıyor.

Peki bu rolde olduğumuzu farkettiysek nasıl çıkacağız?

Theo bu rol için bir meditasyon önerdi ve meditasyonda şu soruları sordu;

Hayatında hangi ilişkilerde kurtarıcı rolündesin?

En çok hangi kelimeleri kullanıyorsun?

Eğer bunları tespit edebilirsek ''kurtarıcı'' rolünün ardındaki inancı bulma şansımız olabilir.

Belki de inancımız karşı tarafın erken öleceğine dair bir korku olabilir. Ben kendimde bazen bunu yakalıyorum. Eğer sevdiklerimi daha sağlıklı ve zinde tutarsam benimle uzun seneler boyunca yaşayabilirler diye düşünüyorum. Ama gerçekte geleceği kim biliyor ki :)

Bu rolden çıkmak için ise tabiki sihirli bir formül yok ancak niyet ve farkındalık üzerine çaba ekleyerek, içsel gözlemcimizi uyandırarak kendimizi daha sağlıklı bir yere çekmek mümkün;


  • Kendi sınırların hakkında bir netliğe kavuşmak- belki sınırlarımıza girildiği için karşı tarafı düzeltmek istiyor olabiliriz, ya da kendi sınırlarımızı bilmediğimizden üzerimize fazlasıyla yük alıyor olabiliriz, örneğin haftanın 7 akşamıda kendimizi bir arkadaşımıza adıyorsak bize vakit kalmıyor olabilir
  • Karşı tarafı besleyici ve güçlendirici bir tavır almak- yani her şeyi onun yerine yaparsak o kişi bize bağımlı ve kurban rolünde kalmaya devam edecektir. Bunun yerine kendi sorumluluğunu ona devretmek onu ve bizi güçlendirici olacaktır.
  • Karşı tarafın sınırlarına saygı duymak- onun da bir insan olduğunu, düzeltilmesi gereken, yanlış bir varlık olmadığını, onunda kendine göre sınırları ve saygı duyulması gereken ihtiyaçları olduğunu ancak her şeyden önce saygıyı hak eden bir hikayesi olduğunu kendimize hatırlatmak

Bu rol kendimizde olmayabilir illaki, çevremiz de bize bu şekilde davranan ve kurban rolüne girmemize neden olan sevdiklerimiz bunu farkında olmadan yapıyor olabilirler. Eğer bunu görüyorsak o zaman açık bir iletişimle, yargılamadan, şefkatle yaklaşmayı deneyerek onlara sınırlarınızı belirtmek, kendinizinde bunu yapabilecek kadar yeterli olduğunuzu hissettirmek iyi gelebilir. Ancak bence burada dikkat etmemiz gereken ince bir yerde, biz kurban rolünü oynuyorsak karşımızdaki bize farkında olmadan kurtarıcı rolünü üstlenmişte olabilir. 

Şimdilik Kurtarıcı rolü için diyeceklerim bunlar. 

Gelecek hafta Kurban rolü ile devam edeceğim.

Bu konu hakkında daha fazla araştırmak isteyenler için Karpman'ın ve Theo'nun web sitelerini buraya ekliyorum.





Farkındalık dolu bir gün dileğiyle ...






CONVERSATION

0 yorum:

Yukarı
Git