Gölgelerin Gücü Adına 3- Theodore Kyriakos ile Shadow Work Çalışması


Terapist Theo'nun eğitiminden öğrendiğim Karpman adlı psikoloğun oluşturduğu drama üçgeninde geldik üçüncü ve son role. ''Suçlayıcı'' rolü. Geçen haftaki yazılardan hatırlıyorsanız Drama üçgeninde yer alan diğer iki rol, ''Kurtarıcı'' ve ''Kurban'' rollerinin devamlılığı için bir Suçlayıcı rolüne ihtiyaç var. Bir suçlayıcı olmaz ise bir kurban ve kurtarıcı da olmaz. Geçen haftaki yazıda bu üçgenin devamlılığını sağlayan en önemli karakterin kurban karakteri olduğunu yazmıştım.( Bakınız )

''Suçlayıcı'' rolü üçgende ''Baba'' arketipi olarak anılıyor. Erkek olması şart değil. Kötü adam rolünü üstleniyor olması yeterli. 

Bu rolün kullandığı cümleler genellikle; ''Senin suçun.'' tarzında oluyor.

Bu rolü harekete geçiren şey genellikle ''Suçlu'' veya ''Utanmış'' hissetmek oluyor. Yani aslında karşı tarafı bu denli kontrol etme veya suçlama çabası kendi içinde suçlu hissettiğinden ve bu duygunun ağırlığından kurtulabilmek için bilinçsizce karşı tarafı suçlamak oluyor.

En önemlisi de Kurban rolünün mazlum halini besliyor ve drama üçgeninin beslenmesine sebep oluyor. Tabi ki kurban rolünün de bu durum işine geliyor. Çünkü onu ezen ve kurban olmasına neden olan birinin olması, kurbanda daha fazla kalabilmesini sağlarken kendi sorumluluğunu almasının da önüne geçiyor. Bu nedenle Kurban rolünün bu üçgenin yıkılabilmesinde etkisi büyük. Üstelik kurban rolü, bir suçlayıcı tarafından haksızlığa uğradığı düşüncesine inanmayı sürdürdükçe bir süre sonra ''suçlayıcı'' rolüne geçiş yaparak ona zulmedeni suçlamaya başlıyor ve bir kurtarıcıya ihtiyaç duyuyor.

Theo bu rolün farkındalığı için meditasyonda kendimize aşağıdaki soruları sormamızı öneriyor;

1- Suçlayıcı ile bağlantı kurun. Ne tür kelime ve cümleler kullanma eğiliminde? Bunu bulmak için yakın zamanda yaşadığınız bir olay düşünebilirsiniz. Bu olay, belki sizin suçlayıcı olduğunuz ya da size suçlama yapılmış bir olay olabilir. 

2- Hangi durum ve koşullar ''Suçlayıcı'' rolünde olmanızı teşvik ediyor? Onu motive eden şeyler neler?

3- Bu karakteri gözünüzde sizden ayrı biri olarak canlandırın. Beden postürü, duyguları, düşünceleri neler inceleyin. 

Ben bu kısma ek olarak kendi hayatımdan da deneyimlediğim kadarıyla şunu önerebilirim ki bu rolün ''asıl ihtiyacı ne?'' buna bakmak çok faydalı oluyor. Belki güvenmek, belki ilgi alaka, destek, ve  belkide gelecek kaygılarından kurtulmak olabilir. Tabi ki insan tek bir formülle çözülebilecek bir canlı değil, bir davranışın pek çok nedeni, derinlerde gömülü bir hikayesi olabilir. Bir soğanın zarı gibi katman katman çözmeye çalışıyoruz yaptığımız şey bu. 

Bu rolden çıkmak için Theo'nun önerdikleri ise;

1-Açık iletişim. Yargısız ve açık bir dikkatle dinlemek. Bu rol kendinde varsa kendini, karşındakinde olduğunu düşünüyorsan da karşındakini aktif bir biçimde, kendi konuşma sıranı bekleyen bir halde veya savunma modunda değilde, kendini bir kenara bırakıp dinlemek. Bunu yapabilmek içinde dinlediğin kişinin hikayesini ona devretmek önemli. Bu onun hikayesi senin değil! Onun hikayesine saygı duyabilir misin?

2-Dinledikten sonra ''Paylaştığı için teşekkür'' et.

3-Konuşma sırası sana geldiğinde, karşındakini tanımlamak veya suçlamak için değilde kendini tanımlamak için konuş. Onun söylediklerini duyduğunda sana ne oluyor? Ne hissediyorsun? Yargısız bir şekilde gözlemini ve sana olanı aktar. 

Örnek olarak;

'Geçen hafta tamamlayacağını söylediğin bu konuları yerine getirmediğini gördüğümde içimde kızgınlık oluşuyor. Gelecekte birlikte iş birliğimize dair ümidim azalıyor.'' gibi.

4-Eğer gerekliyse, kibarca kendi sınırlarını belirt. Bu sınırlarına özen ve saygı rica et. Ve bu konuya dair onun ricası neler? Senin ricaların neler? Bunları netleştir.

5-Senin ve onun ricalarının ortak bir noktada buluştuğu bir anlaşma yapabilir misiniz? Onun ihtiyaçlarının ve senin ihtiyaçlarının da karşılandığı bir anlaşma. Fakat bu olmak zorunda değil. Anlaşmadan da sadece ihtiyaç ve ricaları dile getirerek de bu konuşma tamamlanabilir. İki tarafın istekleri birbirine uymayabilir. Bu durumda da yine saygı duymak önemli.

6- Gelecek sefer benzer bir durumla karşılaştığında daha farklı nasıl davranabilirsin? 

Bu adımlar aynı yıllık eğitimini tamamladığım Şiddetsiz İletişim pratikleri aslında. İlgileniyorsanız kitabını okuyabilirsiniz. Şiddetsiz iletişim, Alman psikolog dr. Marshall Rosenberg'in oluşturduğu bir metod. Türkçe'de de Şiddetsiz İletişim adlı kitabı mevcut. Okumanızı çok tavsiye ederim.

Değişim ve dönüşüm önce kendimizi görüp kabul etmekten, yargılamadan, kararlı bir şekilde tekrar tekrar denemekten geçiyor. Bu yazıyı okumak hemen bir değişim sağlamayabilir, bu adımları uygulamaya çalışmakta öyle. Ancak kararlı bir şekilde kendimize kızmadan denemeye devam ettikçe, bebek adımlarında ilerlememize izin verdikçe değişim kendini göstermeye başlıyor. 

3 bölümlük bu yazı dizimi burada tamamlıyorum.Drama üçgeninde olduğunuzu farkettiyseniz bu çalışmaları tekrar tekrar deneyerek kendinizi destekleyin. Drama üçgeninin fotoğrafını internette bulabilirsiniz. Bir çıktı alıp buzdolabına yapıştırın ve her gün ona biraz bakıp düşünmeye zaman ayırın.

 Gelecek hafta için harika bir konum var. Nöroplastisite yani beynimizin değişebilme kapasitesi. Bu beni çok heyecanlandıran bir konu ve şuan içinde bulunduğum BMP (Mindfulness Koçluk Programı) nın da temelini oluşturuyor. 

Drama üçgeni hakkında soru ve yorumlarınızı merak ediyorum bana yazın. 

Kolaylıklar dilerim..







CONVERSATION

0 yorum:

Yukarı
Git