Dr. Daniel Siegel Seminerinin Ardından Kalanlar



İsmini ilk kez  Breathing Mind Practioner (Mindfulness Koçluğu) programında hocam David Cornwell'den duyduğum bir bilim adamı olan Daniel Siegel'ın Türkiye'ye ilk kez geldiği seminerine katıldım. 

Seminerde olup bitenlere geçmeden önce biraz Dr.Siegel'dan bahsetmek istiyorum. David bize bu kişiden neden bahsetmişti? Daniel Siegel, günümüzde gittikçe yaygınlaşan Minfulness ve meditasyon uygulamalarına dair bilimsel araştırmalarıyla tanınan, UCLA Tıp Fakültesi'nde pskiyatri klinik profesörü olan ve aynı zamanda insan ilişkilerine dair araştırmalarını ve eğitimlerini yürüttüğü MINSIGHT ENSTİTÜSÜ'nün icra direktörlüğünü yürüten bir bilim adamı. Ancak tüm bu etiketlerinin dışında bugün pek çok meditasyon uygulayıcısına sunduğu bilimsel verilerle bu uygulamanın ardında yatan motivasyonu ateşleyen bir isim. İngilizce'deki pek çok kitabının yanında Türkçe'ye çevrilmiş 3 kitabı var, Bütün Beyinli Çocuk, Akılgözü, Dramsız Disiplin. Ağustos 2018'de ise günlük hayata uyarlanabilir pratikler içeren AWARE isimli kitabı yayımlanıyor olacak. 

Code Lotus ve Amerikan Hastanesi iş birliği ile 23 Haziran2018 tarihinde Türkiye'ye gelen Dr. Siegel'ın semineri Sakıp Sabancı müzesinde gerçekleşti. Yoga, psikoloji, tıp alanında pek çok kişinin katıldığı seminerde Siegel oldukça zeki esprilerle sıkmadan, zor bilimsel konuları kolaylıkla aktardı. Yaklaşık 200 kişinin buluştuğu salonun neredeyse tamamına hakimdi. Onu dinlerken bir yandan da uzun süredir bir meditasyon uygulayıcısı olduğunu düşündüm, çünkü oldukça sağlık ve şefkat barındıran bir enerjisi vardı. Kurduğu göz temasından, sunum şeklinden, sözcüklerinden ve beden dilinden akan ve insanın kalbine sızan bir şefkat. Kapsayıcı, destekleyici, kabul eden şefkatiyle tüm salonu kapladı.

Sunumuna ''İyi hissetme hali ve dayanıklılık nasıl gelişir?'' sorusuyla başladı. Bugün bu konuyla ilgilenip bu soruya yanıt bulmaya çalışacağız cümlesiyle tüm seminere bu açıdan bakmamı sağladı. Seminerin bir kaç saati Zihin nedir? sorusunu incelemek üzerineydi. Konu zihin olunca kafalar karışık. Bedenin neresindedir? Nasıl bir şeydir? İçeriği nedir? Siegel, bu konuda fizikçileri de içeren bilim insanlarıyla görüştüğünü, felsefecilere bunu sorduğunu ama elle tutulur bir yanıt alamadığını söyledi. Burası önemli; ona göre zihin; kendi kendini organize eden, ilişkiler ve bedenimiz aracılığıyla bilgi ve enerji akımından oluşan bir yapıdır. Zihin, hem içimizle hem de dışımızla enerji ve bilgi paylaşımındadır. O sadece kafatasında değil tüm bedendedir. Buradaki kilit nokta, zihnin (self regulation- öz organizasyon) kendi kendini organize edebilen özellikte bir yapı olması. Ve sağlıklı bir zihin için öz regülasyon şarttır. Bu da sağlıklı bir zihin nasıl olurun cevabını veriyor.

Zihin kompleks bir sistem ve akışını organize edebilen kompleks bir sistemde ise şu 5 özellik oluyor;


Esnek
Uyumlu
Tutarlı
Enerjik
Dengeli

Yani buradan bu özelliklere bakarak kendi zihin durumumuzu az çok irdeleyebiliriz.

Farklılaşmış parçaların bir araya gelmesi ve bir akışa geçmesi ise Entegrasyon. Bu neden önemli? Tüm psikiyatrik bozuklukların kaos ve katılıktan beslendiğini, entegrasyon denen şeyin ise olan farklı olaylarla bir akış ve bağlantı halinde olmak ve sağlıklı olanın bu akışa, entegrasyona geçebilmek olduğunu aktardı. Öz-Organizasyon kaybolduğunda kaos veya katılık kişiyi ele geçiriyor. 

Peki durum böyleyse entegrasyonu sağlayan doğal süreçleri nasıl hayata geçirebiliriz diye yeni bir soruyla zihinlerimizi uyandırdı. Hadi yine şanslıyız ki hep aradığımız o formülü verdi :)

İzlemek + Modifiye Etmek = Regülasyon (Entegrasyon)

İzlemek: Kendi iç durumunu gözlemlemek. Sadece bir eylemi yapmak değil onun bedende yarattığı hislerle bir arada OLMAK. Duygusal dünyamızda gerçekleşeni, halimizi izlemek ve böylece farkındalık kabımızı genişletmek. İç gözlemin bilimsel karşılığı ise interosepsiyon. İntero: iç, sepsiyon: algı demek.

Tüm bunları duyduğumda yıllardır verdiğim yin yoga derslerimde ve uygulattığım meditasyon pratiklerinde insanları içlerinde olup biteni dinlemeye yönelterek ne kadar doğru bir şey yapmakta olduğuma sevindim. 

Denklemin diğer bileşeni ;

Modifiye Etmek: İzlediğin şeyi düzenlemek, meditasyon nefes pratiğiyle olmasına izin vermek, bir diğer deyişle gelip geçmesine izin vermek. Çünkü nihai olan tüm duygular geçici.

Böylece sinir sistemi regüle oluyor ve bizi üzen veye tetikleyen bir olayla girdiği savaş kaç modundan, yani katılık ve kaos durumundan daha akışsal ve ilişkisel hale geçiyor.

Bu denklemin gerçekleşmesini sağlayan pratik ise meditasyon. Mindfulness meditasyonlarında yaptığımız şey tam olarak bu. Nefesle beraber zihni ve duyguları gözlemlemek. Belli aşamalarla çalışarak, sinir sistemini önce sakinleştirip sonra interosepsiyon uygulaması yapmak.

Meditasyon için Dr.Siegel'ın söylediği şu cümleler salondaki sessizliği derinleştirdi ''Eğer elimde bir hap olsaydı ve size deseydim ki bunu her gün aldığınızda, daha mutlu, daha şefkatli hissedecek, ömrünüz uzayacak, gençleşip daha güçlü bir bağışıklığa sahip olacaksınız deseydim bu hapı çoğunuz hemen alırdınız. Meditasyon tüm bu saydığım etkileri ücretsiz olarak yapıyor öyleyse onu neden her gün uygulamıyorsunuz? '' 

Kısaca sağlıklı bir zihnin temel taşının öz regülasyon yeteneği olduğunun ve bu yeteneğin gelişmesinde meditasyonun büyük yeri olduğunu anlatmaya çalıştı.

Zihin meditatif bir olma haline eğitildiği takdirde;


Entegrasyon (hayat içinde akış hali)
Hastalıklara karşı bağışıklık 
İyi hissetme hali
Empati
İlişkisel hal
Yaşam süresi

artış gösteriyor.

Özellikle meditasyon uygulayıcılarının yaşam süresinin artması kanıtlanmış Nobel ödüllü bir çalışmaya dayanıyor. Biyolog yanımın bayıla bayıla aldığı şu bilgiye göre genlerimizin başında bir ayakkabı bağcığını koruyan plastik uç gibi olan Telomer'ler yaşlanmayla birlikte kısalırken meditasyon uygulayanlarda Telomerler yeniden düzenleniyor ve yaşlanma gecikiyor. Bu konuda Nobel ödülü kazanmış olan Elizabeth Blackburn'ün Telomer Etkisi kitabı Türkçe'de mevcut.

Dr. Siegel meditasyonun epigenetik değişim yarattığını, zihinde olan bu değişimin beden moleküllerini değiştirme gücüne sahip olduğunu aktardı.

Dan Siegel'ın kendi oluşturduğu farkındalık çarkı (Wheel of Awareness) adında bir meditasyon uygulaması var. Bu uygulamanın tüm açıklaması yazının sonuna eklediğim web sitesinde açıklamalı ses kaydı ile birlikte mevcut isterseniz uygulayabilirsiniz. Siegel bu pratiği her gün yapmak gerektiğini söylüyor. 



Seminerde bu çemberin uygulamasını deneyimleterek bizlere hem yetişkinlerde hem de çocuklarda nasıl uygulanabileceğini aktardı.

Bu çemberin bazını yani çekirdeğini, merkezini oluşturan şey ise Farkındalık. Ve tüm onun çevresinde dönen, duygular, bedensel duyumlar, zihin hareketleri. Kendimizi bu çemberde farkındalık merkezine oturtarak etrafımızdaki duygu ve duyumlara, zihinden geçen düşüncelere baktığımızda onlarla aramıza bir mesafe alabiliyoruz. Bence Siegel bu çemberi, tüm bu duygu, duyum ve düşüncelerle mesafe alabilmeyi kolaylaştırmak için oluşturmuş.

Neden varız? yine bize yönelttiği bir diğer soruydu.Bir bilim adamını dinlemek sanırım en çok kafa açan bu sorular nedeniyle çok güzel. Bunu ilk duyduğumda nasıl yani böyle bir konuyu burada konuşacak mıyız gerçekten diye düşündüm. Çünkü bu gerçekten de konuşmak için riskli, cesaret gerektiren bir konu.

Daha çok entegrasyon yani bağlantı için varız diye de yanıtladı.

 ''Dünyayı kurtarmak baskısı altında ezilmek zorunda değilsiniz. Dünyaya hizmet edebilirsiniz, daha değişik entegre deneyimler sunarsınız bu da niye burada olduğunuzun cevabıdır.'' diye ekledi. 

Bir kaç önerisi ile devam etmek istiyorum;


  • Uyku sırasında beyindeki nöronların toksinler salgılayarak temizlenmek istiyor. Fakat uykuda bunların temizlenebilmesi için de 8-9 saat uyumak gerekiyor. Kendinize bir iyilik yapmak istiyorsanız uyanmak için alarm kurmak yerine uyku saatiniz için alarm kurun. Uyumadan 2 saat önceye alarm kurarak mavi ekranlı tüm bilgisayar ve cep telefonlarından uzaklaşmanız beyin sağlığınızı olumlu etkileyecek, beyindeki enflamasyonu engelleyecektir.
  • Bizim görevimiz dünyaya neşe, sevinç, sevgi getirmek. Küçük şeyler yapın ama büyük bir sevgiyle yapın. 
  • Kişiler arası bağlantı nöral bağlantıyı destekliyor. Hayatınızda ilişkisel olmaya ve insanları buna teşvik etmeye bakın. Zira uzun ömrün işareti ilişkilerdir. Destekleyici ilişkileri olan kişiler daha uzun yaşıyor. 
  • Ve tabiki tüm bunların ana destekçisi Meditasyonu hayatınızın merkezi haline getirin.



Ruh nedir? Zaman nedir? Biz kimiz? gibi pek çok soruda bu seminerde tartışıldı ancak her birine burayı çok uzatmamak için değinemiyorum.

Seminerin sonunda beni çok etkileyen son cümleleri ile bu yazıyı tamamlamak istiyorum.

''Hayat zor ve gittikçe de daha zor günler bizleri bekliyor. İklim değişikliği dünyayı etkiliyor. Bu zor günlere hazırlanmamız gerek. Mindfulness çalışmaları, zihnimizi eğitmek, esnek dayanıklılık artık daha da önemli.''

Web sitesi ve Wheel of Awareness Fotoğrafı:

http://www.drdansiegel.com/resources/wheel_of_awareness_thanks/




CONVERSATION

0 yorum:

Yukarı
Git