Gölgemizle Yüzleşmek-2 (Shadow Work)




















Bu yazı geçen hafta yazmaya başladığım, 2018 yılındaki psikoterapist Theodore Kyriakos'un Shadow work çalışmasından notlarıma dair blog dizimin devamıdır.


İlk yazıda bahsettiğim psikolog Karpman'a ait Drama Üçgeni'nde Kurtarıcı rolünü anlatmıştım. İlk yazıyı okumak isterseniz buradan ulaşabilirsiniz.


https://www.seydatoscali.com/post/gölgemizle-yüzleşmek-1-shadow-work


Bu hafta Drama Üçgeni'nin bir diğer rolüne ''Kurban Rolü''ne (Victim), Theo'nun aktardıkları çerçevesinde bakacağız.


Kurban rolünün gölgesi ''Çocuk Arketipi'' olarak değerlendiriliyor. Drama üçgenine göre diğer tüm roller Kurban rolünden türüyor ve Kurban rolüne geri dönüyor. Yani aslında bu üçgen içindeki tüm roller birbirine bağımlı halde. Ve deniyor ki bu üçgene hizmet etmekte olduğunu fark eden bir kişi Kurban rolünden çıkmaya karar verirse üçgen çöküyor.


Kurban rolünün en çok sarf ettiği cümleler;


-Yazık bana

-Lütfen beni koru

-Sen gerçekten bana yardım edebilecek tek kişisin

-Zaten hep beni bulur :) Tanıdık geldi mi ?

-Hep böyle oluyor

-Kontrol edemiyorum

-Bana yardım et


Yarattığı hissiyat ise;


-Mazlum

-Güçsüz

-Umutsuz

-Çaresiz

-Utanmış


ve bir ''Kurtarıcı'' arar. Böylece bu rolü sürdürmesi için gereken negatif duyguları devam ettirebilecektir.


Bu kişi eğer kurban rolünde kalmayı sürdürürse kendisini karar almak, problem çözmek, haz almak, anlayışlı olmak gibi becerilerde bloke edecektir. Daimi ya da dönem dönem depresif bir halde olması beklenir. Ve acı olan da şudur ki hiç bir kurtarıcı rolü yeterince iyi değildir.


Drama üçgeni içerisinde, Kurban rolünde olan birisi , Suçlayıcı ve Kurtarıcı rolünün devamlılığına katkıda bulunur. Her zaman kendisini suçlayan, ya da acı çekmesine neden olan bir ''Suçlayıcı'' rolü, ve onu kurtarmasını beklediği bir ''Kurtarıcı'' rolü vardır. Böylece bu üçgen kendi içinde hapsolur.


Kurban rolü, ''Kurtarıcı''sını harekete geçirmek için oldukça kışkırtıcı cümleler kurar. Örneğin;


-Sensiz bunu nasıl yapabilirim bilmiyorum.

-Sen gerçekten en iyi öğretmensin.

-Sen çok güçlüsün

-Deniyorum ama sanırım yeterince güçlü değilim


Burada yazdığım kadar kolay değil elbet hayat içinde bunları fark etmek. Bana kalırsa zaman zaman çoğumuzun kurban rolüne girdiği durumlar oluyor. Üstelik bu durum ilişkiler içerisinde o kadar süptil ki insanın kendisini ve ilişkide olduğu kişileri çok iyi gözlemlemesini gerektiriyor. Bu nedenle Theo bize eğitimin en başında ''Gözlemciyi Uyandırmak'' diye bir bölüm aktarmıştı. Çünkü farkındalığın temelinde iyi bir gözlem yeteneği yatıyor. Bu yetenek ise bir şeyi mindful bir şekilde, yani açık, yargısız ve nazik bir dikkatle kendimizi izlemekle gelişiyor. İster meditasyon olsun ister bulaşık yıkarken olsun çok fark etmiyor. Yeter ki bulunduğumuz anda bir işi yaparken bedendeki 5 duyuyu kullanarak gözlemlemeye gayret edelim. Tabi ki bunu da bir görev gibi değilde keyfini çıkararak, bu 5 duyudan haz almaya bakarak denemek önemli. Mesela duş alırken akan suyu tenimizde hissetmek de içinde bulunduğumuz zor durumu izleyebilir olmanın içinde.. Kendi deneyiminde neyi izleyebilir olduğundan bağımsız, izleyeni kokulara, seslere dikkati getirmek ve bundan keyif almak örnek verilebilir. Ki gözlemci uyandıkça zor bir zamanda da orada olabilsin. Hayattan keyif alamadığımız tatsız durumlardada dikkati yine bedene odaklamak ve o keyifsiz durumu bedende nerede hissediyoruz ona odaklanmak farkındalık için güçlü çalışmalardan biri.


Drama üçgeninde, kurban rolünde olan birisi için bu rolü sürdürmesine destek olan, kurtarıcı ve suçlayıcı rolündeki kişi bir tek kişi yani aynı kişi olabilir. Bu kişi zaman zaman suçlayıcı zaman zaman değişen durumlara göre kurtarıcı rolündedir. Aman dikkat :) Ve bazende kurban rolündedir aynı kişi. Çok ilginç değil mi. 2 kişi bu üçgenin içerisinde rol değiştirip duruyor olabilir.


Kurban rolünü yakından tanımak, kendi hayatımızda nerelerde kurban rolüne giriyoruz daha iyi fark edebilmek adına Theo'nun önerdiği meditasyon ise şöyle;


Rahat bir meditasyon pozunda bir süre dikkati nefese odaklayın.


Ardından aşağıdaki soruları kendi içinizde yanıtlayın. Bu soruları bir ses kaydına alıp meditasyon sırasında dinleyebilirsiniz de. Meditasyon bittiğinde kendinize not alabilirsiniz.


Kurban rolünü tetiklediğini düşündüğünüz bir ilişki veya bir durum seçin.

Bu ilişkide kurban rolü daha çok hangi kelimeleri sarf ediyor?

Geçmiş veya gelecekte hangi durumlarda Kurban rolü aktive oluyor? Ve bu rolün sürmesini motive eden kaynaklar neler?

Bu role bir karakter vererek kendinizden ayrıştırdığınızda, beden duruşu, duyguları, düşünceleri nasıl?

Siz bu rolü sağlıklı yetişkine çekmek için neler yapabilirsiniz?



Bu rolü anladıktan sonra Kurban'dan çıkmak için ise Theo şunları öneriyor;


Öncelikle bir gerçeklik kontrolü yapın. Ne zamanki kendinizi veya çevrenizden birini kurban rolünde buldunuz şunu sorun ''Bu gerçekten doğru mu?'' ''Emin miyim?'' ve kendinize dürüst olun.


Sorumluluk alın. Her ne yaşıyorsak yaşayalım, en zorlayıcı durumlarda veya ilişkilerde dahi yapabileceğimiz bir şeyler olabilir. Karşı tarafı suçlamak, her zaman bir hatalı bulmak veya aramak işin en kolayı. Bunun yerine ''Ben ne yapabilirim?'' diye kendimize sorarak üzerimize düşen sorumluluğu alabiliriz. Böylece yaratıcı olanakların dünyası, bolluk ve bereketin kapısı açılmaya başlar. Bulduğumuz çözümlere kendimiz bile şaşırabiliriz.


Duygularınızla kalmayı öğrenin. İçinde bulunduğumuz duygular o an çok karmaşık olabilir, zorlayıcı olabilir. Ancak her ne duygu içinde olursak olalım onunla kalabilme yetisini geliştirmek istiyoruz. Bu benim yoga yaklaşımımın da bir parçası. Reaktif bir şekilde duruma tepki vermek yerine duygularınızla kalabilmeyi deneyin. Bedende nerede nasıl hissettiğinize ve nefesinize odaklanabilirsiniz. Eğer içinden çıkılamayacak kadar ağır duygular içindeysenizde o zaman dikkatinizi başka iyi şeylere odaklamayı veya profesyonel yardım almayı deneyin. Gerektiğinde bir terapisten dekstek almakta yine kendi sorumluluğumuzu almanın bir parçası.


Kendinize hata yapmaya izin verin. İnsan hatalarından öğrenebilen bir canlı. Hepimiz insanız ve hiç birimiz mükemmel değiliz. Siz de mükemmel biri olmaya çalışmak zorunda değilsiniz. Belki de o suçlayıcı rolünde olup kendine yüklenen kişi kendimiz isek o zaman yeri geldiğinden onu dışarıya yansıtan olabiliyoruz. Kendi kendimizi suçlayıp döverek kendimizi kurban rolüne itiyor da olabiliriz.


Kurban rolü genel olarak böyle. Karamsarlığa kapılmadan, kendimize ve diğerlerine kızmadan elimizden geldiğince bir şeyler yapmak, olandan ders çıkarabilmek önemli olan. Şunu da unutmamak gerekli bence. Eğer bir insan kurban rolünde yaşamaya alışmışsa bunun bir nedeni ve geçmişte bir hikayesi var. O hikayeyi anlamaya çalışmak bugünü şifalandıracaktır. Belki yıllarca annesinden gördüğü kurban rolünü deneyimlemiş bir çocukluğunuz oldu, o zaman onu öğrendiniz ve onu yapıyorsunuz doğal olarak ve annenizinde en iyi bildiği şey o dönem için oydu. Ama şimdi halen kendimiz için bir şeyler yapabiliriz ve alışılmış rollerin dışına çıkabiliriz.


Her nerede ne şekilde yaşıyor olursak olalım, kendi içimizdeki çocuğun elinden tutan bir yetişkin olabilir kendi sorumluluğumuzu hemen şimdi üstlenebiliriz.


Gelecek hafta 3. rol olan ''Suçlayıcı'' rolünü yazacağım.


Yorum ve sorularınızı bu yazının altına iliştirebilirsiniz.


Kolay gelsin :)

Şeyda


101 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör