Yargısızlık Ne demek?




Bu Pazar Mindfulness niteliklerinde sıkça kullandığımız ancak çoğunlukla karıştırılan Yargısızlık kavramına değinmek istedim.


Yargı, herhangi bir konuda olumlu veya olumsuz bir fikrimizin olmasıdır.


Türk dil kurumundaki tanımına göre;


Kavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi, durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi, hüküm:


"İlk yargısını ezbere mi verdiğini hâlâ bilmiyorum." - Adalet Ağaoğlu


Genellikle olumsuz bir fikir, eleştiri olduğunda yargı olduğunu düşünsek de, olumlu bir değerlendirme yapmak da bir yargıdır.


Peki Mindfulness’ta bir nitelik olarak hem kendimize hem çevremize yönelik yargısızlık pratiği gerçekte mümkün müdür?


Mindfulness’ın batıda yaygınlaşmasında öncü olan Dr.Jon Kabat-Zinn’e kulak kabartırsak insanın yargısız olması mümkün değildir. Çünkü her zaman bir seçim yaparız, seçim yapabilmek için de bir yargıda bulunmak zorundayızdır. Örneğin bugün ne giysem sorusuna kendi içimizde yanıt verebilmek için bu kıyafeti istiyorum, bu güzelmiş, bunu giymeyi istemedim, bu renkle diğeri birbirine uymadı, bu ikisi yakıştı gibi değerlendirmelerde, yani yargılarda bulunuruz.


Yani insan seçim yaptığı her an bir yargıda bulunur. Hayatımızın ilerleyişi bu şekildedir.


Mindfulness’ta bahsedilen yargısızlık ise, mevcutta olan yargılarımıza ister olumlu ister olumsuz olsun onları değişmez gerçeklikler olarak almadan, fazlaca tutunmadan değişebilir olmalarına izin vermektir.


Örneğin bir kişi kendisini hiç çay içmeyen ve çayı sevmeyen birisi olarak tanımlayabilir fakat bir kış günü uzun bir yürüyüşün ardından girdiği bir evde ikram edilen bir çay ona çok lezzetli ve iyi gelirse hayatının geri kalanında çay içen birine dönüşebilir. Bundan sonra kendisini artık çay içmeyi seven biri olarak tanımlayabilir ve bu seferde bu yargısına tutunmuş olur. Halbuki günün birinde çay içmeyi yeniden bırakabilir.


İnsan böyle böyle kendine yargılarından oluşan bir kimlik oluşturur. Mesele bu kimliğin ve içeriğinin değişebilir, dönüşebilir ve bırakılabilir olduğu gerçeğidir. Bunu ne kadar erken fark edip kabul edebilirsek yaşamımız o ölçüde renk kazanır ve özgürleşir.


Hayatımız genel olarak böyledir. Bir şeyi sevdiğimizi söyleriz, onu devam ettirmeye çalışırız, ancak günün birinde sevdiğimiz şeyde biz de değişir ve olanı farklı algılarız. O sevdiğimiz şeyi veya kişiyi gelecekte de sevecek miyiz bilmeden bugünkü gerçekliğin sonsuza dek böyle olduğu yanılgısına kapılırız.


Mindfulness’ta yargısızlık olarak bahsettiğimiz aslında budur. Var olan yargılarımıza sıkı sıkıya hayatımızın gerçekliği gibi bağlanmamak, yargılarımızın değişebilir olduklarını hatırlayarak şu an için böyle olduğunu kendimize hatırlatmaktır.


Mindfulness’ın kelime anlamlarından biri olan Hatırlamak, yargısızlık konusunda bize yardımcı olan bir tanımlamaya sahiptir. Yargılarımızın geçici doğasını hatırlamak bize yeni ve özgür bir kapı aralar, eğer ki yargılarımız zaten geçici ve zaten dönüşüme uğruyorsa öyleyse bazen bilinçli olarak da onları değiştirebiliriz. Sevmediğimizi düşündüğümüz herhangi bir şey veya herhangi bir kişi için fikrimizin değişebileceğini hatırlayarak, şu an da onunla ilgili neler hissettiğimize, ne düşündüğümüze bakabilir ve belki yargılarımızın değişimine şahit olabiliriz. Ki esasında zaten anın içinde yargılarımız sabit olmaksızın değişim halindedir, eskiden çok severek gittiğimiz bir yer o an için aynı tadı vermeyebilir. Bu durum dışarıya bağlı olduğu kadar içeride ki hava durumumuzla da oldukça ilgilidir. Çünkü biz de hem bedenen hem zihnen değişim halindeyizdir. Amaç bunu fark edebilmek ve yargılarımızın değişen doğası içinde uyumlu bir hayat sürdürebilmektir.


Düşündüğünüzde, geçmişe dönüp baktığınızda yargılarınızdan hangileri değişti? Hangi eski yargılar bugün yok?


Fark edebilmek dileğiyle..


Şeyda

30 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör